This page was exported from İstanbul Üniversitesi [ http://iutest.istanbul.edu.tr ]
Export date: Thu Nov 23 14:56:41 2017 / +0000 GMT

Tarihin Tanığı Ağaçlar



(Yazan: Araş. Gör. Mesut Aytekin, “Tarihin Tanığı Ağaçlar, İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür ve Sanat Dergisi, Sayı:5, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Yıl:2010, ss:34-43)

 

Yazının yer aldığı dergiyi okumak için tıklayın:

http://iudergi.istanbul.edu.tr/s5/index.html

 

Bizans Dönemi’ne ait Theodosius Limanı’nın iskelesi ve Yenikapı Batıkları yapılırken hangi ağaç türlerinin kullanıldığı, Neolitik Dönemde bölgede hangi ağaçların yetiştiği, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde araştırılıyor.

 

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında gerçekleştirilen Yenika­pı kazılarının batıklarla ilgili bölümü, İstanbul Üniversitesi Sualtı Kültür Ka­lıntılarını Koruma Ana Bilim Dalı tarafın­dan gerçekleştiriliyor. Kazılar kapsamında çıkarılan 36 batıkta kullanılan ağaçlar, Antik Theodosius Limanı’na ait iskele parçaları ve Neolitik Dönem’de bölgede hangi ağaç­ların yetiştiği İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde inceleniyor. Çalışmaların Baş­kanı, İÜ Orman Fakültesi Orman Mühen­disliği Bölümü Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Akkemik’ten kullandıkları yöntemler ve elde ettikleri so­nuçlar hakkında bilgi aldık.

 

Yenikapı Kazıları ile ilgili çalışmalara ne zaman başladınız?

2008 yılında, İÜ Yenikapı Batıkları Projesi Başkanı Doç. Dr. Ufuk Kocabaş’la görüştük­ten sonra başladık. Ağaç teşhisleri yaptığımız bir laboratuvarımız ve bu konuda bilgimiz de olduğu için biz bu teşhisleri yapabiliriz dedik. Bunun üzerine bu teşhisler yurt dışına gön­derilmek yerine bize gelmeye başladı.

 

Liman iskelelerinde ne tür bulgulara rastladınız?

İncelediğimiz iskele parçalarının çoğu hala çok iyi durumdaydı. İskelelerde meşe kullanılmış; meşe zaten sert ve dayanıklı bir ağaçtır. Gemilerin çoğunda da meşe vardı. Türkiye, bu önemli ağacın merkez­lerinden biridir. Fakat bunlar gerçekten Türkiye’nin ağaçları mı yoksa buralara it­hal edilerek mi gelmiş, onu bilemiyoruz. Cornell Üniversitesi’nden Peter I Kuni­holm, dendroklimatolojik analizlerinde il­ginç bazı bulgulara rastladı. Örneklerin bir kısmı Romanya’nın grafikleri ile çok iyi uyum sağlıyor. Bu ahşaplar, büyük olasılıkla Romanya’dan veya Balkanlar’dan getirilmiş.

 

Bazı ağaçların İstanbul ve çevresinden getirilmiş olma ihtimali var mı?

Var. İlk teşhis yaptığımız batık, 12 No.lu Yenikapı Batığı’ydı. O batıkta kullanılan ağaçlar meşe, kestane, dişbudak, gürgen ve cevizdi. Ceviz dışındaki ağaçların tamamı Belgrat Ormanı’nda var. Büyük olasılıkla o gemi İstanbul taraflarında yapılan bir gemiy­di ama kesin değil. Çünkü ceviz hariç bütün bu ağaçlar Karadeniz Bölgesi’nde de var.

 

Şu ana kadar kaç tane gemi incelediniz?

Batıklardan 20 tanesinin teşhisini bitir­dim, yakın bir zamanda 4 geminin daha teş­hisini bitirmeyi planlıyorum.

 

Batıklar hangi ağaçlardan yapılmış?

Batıklarda kullanılan ağaçlar meşe, kesta­ne, çınar, çam (karaçam, kızılçam, fıstıkça­mı), karaağaç, servi, gürgen, dişbudak, ceviz, kayın, kızılağaç, kavak, kayacık ağaçlarıdır. Hangi ağaç malzemelerin gemilerin hangi kısımlarında, ne amaçla kullanıldığını teşhis ediyoruz. Örneğin gemilerin omurga kıs­mında hangi ağaç kullanılmış? Ahşap çiviler hangi ağaçtan yapılmış? Neden o ağaç kul­lanılmış? Bunları tespit etmeye çalışıyoruz.

 

Kazılarda bulunan ağaçların yaşını kaç kişilik bir ekiple tespit ediyorsunuz?

Tarihlerin tespitini fakültemizin Orman Mühendisliği Bölümü Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nesibe Köse ile birlikte yapıyoruz. Yıllık halka (yaş halkası) ölçüm kısmında doktora öğrencimiz Tuncay Güner de bize yardımcı oluyor. Ayrıca alanında en tanınmış labo­ratuara sahip olan Cornell Üniversitesi’den Prof. Dr. Peter I. Kuniholm ve Dr. Tomasz Wasny ile birlikte çalışıyoruz.

 

Batıkların ve iskelelerinin yaşı nedir?

Tarihi 4-5. yüzyıllara kadar gitmektedir. Bazı gemiler 8-9. yüzyıllara, 22 tanesi de 10-11. yüzyıllara tarihlenmektedir. Ancak kesin yaşları henüz belli değil. İskelelerin yapım aralıkları da 4-5. yüzyıldan 10-11. yüzyıla kadar uzanmaktadır.

 

Batıklardaki ahşapların durumu nasıldı?

Çoğu çok kötü durumdaydı; yıpranmış­lar ve çürümüşlerdi. Bazen, dokunulduğun­da bile dağılıyordu. Bu nedenle çok dikkatli şekilde kesit alıp daha sonra doğrudan mik­roskop altında inceliyoruz.

 

Tür teşhisinde hangi özelliklere dikkat ediyorsunuz?

Her ağaç cinsi kendine has bir yapıya sa­hiptir. Odun içinde su boruları vardır. Ağaç bu su borularından suyu yukarı taşıyor ve yaşamını sürdürüyor. İşte o su borularının dizilişi, yapısı, şekli, çeperinin üzerinde­ki geçitleri, teşhiste kullandığımız önemli özelliklerdir. Bu tip özeliklere baktığımızda, diyebiliyoruz ki bu meşedir ya da çınardır.

 

Ahşaplar bu zamana kadar nasıl kalabilmiş?

Organik maddeler hava almayan ortamda iseler uzun zaman daya­nabilirler. Ağaçlar biraz daha daya­nıklıdır; bulundukları ortam hava almıyorsa yapılarını fazla bozmadan milyonlarca yıl bile kalabilirler.

 

Yaptığınız araştırmaların önemi nedir?

Yenikapı Batıkları, Türkiye için büyük bir zenginlik. Şimdiye kadar 15 değişik ağaç türünü tespit ettik. Yurt dışındaki benzer çalışmalarla kıyaslayınca ne kadar önemli bir çalışmanın içinde olduğumuzu daha iyi an­lıyoruz. Batığı bütünüyle tanımış oluyoruz. Hangi ağaç kullanılmış? Tamirat görmüş mü? Gemi yapım tekniği nasıldı? Bunlar önemli bulgular. Bu ahşapların C14 yönte­miyle tarihleri daha kesin bir şekilde tespit edildiğinde, yaptığımız ahşap teşhisleri daha çok işe yarayacak. Ayrıca bize, o tarihlerde çevrede hangi ağaçların olduğu hakkında da bilgi verebilir.

 

Türkiye’de bu tür bir çalışmayı ilk siz mi yaptınız?

İstanbul Üniversitesi Orman Fakül­tesi, ülkemizin ilk Orman Fakültesidir. Türkiye’de ilk kez odun anatomisini kulla­nan yine fakültemizden Prof. Dr. Burhan Aytuğ hocamız olmuştur. 1990’lı yıllarda kadırga tipi bir geminin teşhisini yapmıştı. O dönemde ben asistandım.

 

İSKELE KAZIKLARININ YAŞLARI BELİRLENİYOR

 

Prof. Dr. Ünal Akkemik ile birlikte Yenikapı Kazıları’nda ortaya çıkarılan iskele ahşaplarının arkeolojik tarihlendirme çalışmalarını yürüten Yrd. Doç. Dr. Nesibe Köse, elde ettikleri bulgular hakkında bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Köse, “Tarihlendirme yapabilmemiz için ağacın en az 50 yıllık halka içermesi lazım. Gemi örnekleri çok sayıda yıllık halka içermediği için bunlarda yaş belirleme işlemlerini bu yöntemle yapamıyoruz. Yenikapı’da, gemi parçalarının değil, iskele kazıklarının yaşlarını belirlemeye çalışıyoruz. İskelelerin tarihi 4-5. yüzyıllardan başlıyor, 10-11. yüzyıllara kadar geliyor.” diyor.

 

 

 

 


Post date: 2011-10-12 00:07:56
Post date GMT: 2011-10-12 00:07:56
Post modified date: 2011-12-02 14:51:51
Post modified date GMT: 2011-12-02 12:51:51

Export of Post and Page has been powered by [ Universal Post Manager ] plugin from www.ProfProjects.com