Prof. Dr. Tuncay Uluğ’un Mikro-Cerrahi Teknikleri

(Yazan: Yrd. Doç. Dr. Özgü Yolcu, “Prof. Dr. Tuncay Uluğ’un Mikro-Cerrahi Teknikleri, İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür ve Sanat Dergisi, Sayı:5, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Yıl:2010, ss:66-71)

 

Yazının yer aldığı dergiyi okumak için tıklayın:

http://iudergi.istanbul.edu.tr/s5/index.html

 

Prof. Dr. Tuncay Uluğ’un yazdığı “Atlas of Temporal Bone Surgery” isimli kitap, dünyanın önde gelen uluslararası tıbbi yayınevlerinden biri tarafından yayımlandı.

 

Tasarladığı kulak mikrocerrahisi alet­leri en büyük cerrahi alet üreticisi firmalarından biri tarafından piyasaya sunulan Prof. Dr. Tuncay Uluğ’un yazdığı “Atlas of Temporal Bone Surgery” isimli kitap, dünyanın önde gelen ulusla­rarası tıbbi yayınevlerinden biri tarafindan yayımlandı. Kitap, otuza yakın klasik ameli­yat tekniğinin tasvirinin yanı sıra, Prof. Dr. Uluğ tarafından geliştirilmiş, uluslararası camiada kabul görmüş 4 ameliyat tekniğinin tasvirini de içeriyor.

 

Uluslararası bilim camiası tarafından kabul gören, sizin tarafınızdan geliştirilmiş dört tekniğiniz var. Bu teknikleri ve hangi imkânları sunduklarını açıklayabilir misiniz?

Birincisi, kronik orta kulak iltihapları­nın cerrahi tedavisi için geliştirdiğimiz ve “Transposed Canal Wall Tympanomasto­idectomy” adıyla uluslararası alanda kabul görmüş tekniktir. Bu tekniği, kulak iltihabı­nın temizlenmesi, ardından zarın ve kemik zincirin tamir edilmesi yani kulağın fonk­siyonlarının yeniden sağlanması amacıyla yaptığımız ameliyatlarda kullanıyoruz. Bu teknik, ameliyatın süresini ve iyileşme sü­recinin kısalmasını sağlarken başarı oranını da yükseltiyor.

 

İkincisi, yüz felcinin erken dönem cerrahi tedavisi ile ilgili olan “Zygomatic Root App­roach” adını verdiğimiz bir tekniktir. Yüz felçlerinin bir bölümü aslında kendiliğinden düzelir; ama düzelmeyen vakalarda, sinirin özellikle beyne komşu bölümüne cerrahi olarak müdahale etmek gerekebilir. Bizim yaklaşımımız, küçük bir ameliyat iziyle ya­pılıyor, ameliyat süresini ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini kısaltıyor. Daha da önem­lisi, başarı oranı çok yüksek.

 

Üçüncüsü, koklear implant; halk arasında yaygın tanımlamasıyla bionik kulak ameli­yatları ile ilgili bir tekniktir. Genel anlamda koklear implant ameliyatları her iki kulağı da işitmeyen küçük çocuklara ve işitmesini son­radan kaybeden yetişkin hastalara uygulanan ve işitmenin yeniden gerçekleşmesini sağla­yan, sesi elektriğe çeviren özel bir protezin kulağa yerleştirildiği bir ameliyat tekniğidir. Bizim geliştirdiğimiz teknik, ameliyatın di­ğer ameliyatlardan daha kısa sürede, daha küçük bir ameliyat izinden yapılmasını sağ­lıyor. “Three Layer Flap Cochlear Implan­tation” adını verdiğimiz bu ameliyat tekniği, erken ve geç komplikasyonları da asgariye indiriyor.

 

“MCF Surgery using Processus Cochle­ariformis as the Main Landmark” adındaki dördüncü teknik, kafa tabanı cerrahisi ile ilgilidir. Beyin sapındaki farklı hastalıklara müdahaleyi içeren genel bir ameliyat tek­niğinin farklı bir şekilde yapılması üzerine kurulu bir alternatif yaklaşımdır.

 

Sizin tarafınızdan geliştirilen bu dört ameliyat tekniğini de içeren “Atlas of Temporal Bone Surgery” adlı tek yazarlı kitabınız yayımlandı. Bu kitabınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kitap, dünyanın en büyük tıbbi yayınevle­rinden birisi tarafından İngilizce olarak bası­larak Avrupa, Amerika ve tüm dünyada yak­laşık iki ay önce okuyucuya sunuldu. Böylece Avrupalı veya Amerikalı yazarlar dı­şında bir yazar tarafından ya­zılmış bir cerrahi öğreti kitabı ilk kez uluslararası bir yayınevi tarafından basılmış oldu. Bu kitapta, kulak ve kafa tabanı mikrocerrahisi alanındaki otuza yakın klasik ameliyat tekniğini İngilizce olarak resimlerle anla­tıyoruz. Bunun yanı sıra kitapta, “Yazar Tarafından Geliştirilmiş Cerrahi Teknikler ve Tasarımlar” başlıklı bir bölüm var. İşte o bölümde de bu 4 yeni ameliyat tekniğinin ve bizim geliştir­diğimiz “Ulug Double Sided Ear Microsur­gery Instruments” adlı ameliyat aletlerinin anlatımı yapılıyor. Bu tekniklerin hepsi ulus­lararası hakemli dergilerde makale olarak yayımlandı, uluslararası kongrelerde defa­larca sunuldu; tabiri caizse sınavlardan geçti ve bugün uluslararası alanda kabul görmek­tedir. “Atlas of Temporal Bone Surgery”, dünya tıbbında ülkemize farklı bir bakış getirecek, Türk bilim ve hekimliğine güveni daha da artıracak ve olasılıkla başka cerrahi alanlarda da uluslararası yayınevlerinin Türk ve diğer benzer ülkelerin yazarlarına bakışını değiştirecektir.

 

Kendi tasarlamış olduğunuz kulak mikrocerrahisi aletlerinin özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Ulug Double-Sided Ear Microsurgery Instruments” adını verdiğimiz aletler, ku­lak cerrahisinde ve kafa tabanı cerrahisinde kullanılan aletlerdir. Normalde cerahi alet­ler tek taraflı dizayn edilir. Aletlerin arka tarafları sadece sap görevi görür. Halbu­ki bizim aletlerimizin her iki tarafı da bir fonksiyon üstlenmektedir. Örneğin aletin bir tarafı dokuları kaldırmak için küçük bir uç içerirken, diğer tarafı benzer işlevi olan daha büyük bir uç içerir. Ameliyat sırasında kullandığınız aletin ucunun küçük kaldığını gördünüz. Normal şartlarda bunu hemşi­reye geri verirsiniz ve ucu daha büyük bir alet istersiniz. Hemşire yeni aleti bulup size verir. Bu aşamada kafanızı mikroskoptan kaldırmanız gerekebilir. Bu da vakit ve kon­santrasyon kaybına yol açar. Halbuki bizim geliştirdiğimiz aletleri cerrah basit bir el hareketiyle kendi çeviriyor, ters tarafını kul­lanarak ameliyata devam ediyor. Genellikle de benzer aletlere tekrar tekrar ihtiyaç olur. Yani tekrar küçük uçlu cerrahi alete ihtiyaç olur, sonra tekrar büyük uçlu cerrahi alete ihtiyaç olur… Aletler bu şekilde düşünüle­rek tasarlanmıştır. En sık bir arada kullanı­lan uçlar aynı alette bir araya getirilmiştir. En ideal kombinasyonla yapılmıştır bunlar. Dolayısıyla otomatik olarak ameliyat süresi­ni kısaltırlar. Ayrıca aletlerin korunmasını da kolaylaştırırlar, çünkü aslında 20 tane aleti dizeceğiniz yere 10 tane alet koyuyorsunuz. Ergonomiktir bu bağlamda. Sterilizasyon da çok daha kolay hâle gelir. Kulak cerrahisinde kullanılan 2 farklı ana set vardır. Kafa tabanı cerrahisi için ise ayrı bir set. Bu set, bunların tamamının temel işlevini içerir. Bu on par­çalık set, yaklaşık 50-60 tane aletin yapacağı işi yapacak şekilde dizayn edilmiştir. Uçları o şekilde planlanmıştır. Bu uçların bir kısmı klasik uçlardır, bir kısmı ise bizim geliştir­diğimiz farklı özellikler içeren, uluslararası literatüre ilk kez sokulmuş, tamamen bizim tasarımımız olan uçlardır.

 

Yeni bir cerrahi aleti tasarlamak düşüncesi nasıl oluştu?

Ben yaşamda karşıma çıkan ideal olan şeyleri alır ve noktasına virgülüne dokun­madan günlük veya mesleki yaşamımda kul­lanırım. Ancak bazen karşıma çıkan şeylerin ideal olmadıklarını fark ederim. İşte o ideal arayışı, sizi bazı noktalara götürür. Var olan aletlerin eksikliklerini gördüm ve çok daha kullanışlılarının yapılabileceğini, bu sayede ameliyatların daha hızlı gerçekleştirilebile­ceğini düşündüm. Bu düşünceler beni bu tasarımları yapmaya götürdü.

 

Aletlerin ilk olarak ne zaman üretildiğini ve adını koyarken nelere dikkat ettiğinizi söyler misiniz?

Cerrahi alet tasarımlarında patent kav­ramı devre dışıdır. Patent olmadığı için bu aletleri sizin tasarladığınızı gösterecek en önemli kavram, adınızla anılmasıdır. Bunu, Türk hekimliğinin adının duyurulması açı­sından da çok önemsedim. İkinci olarak da isimleri, aletlerin işlevini daha baştan anlat­malıydı. Bu aletlerin en önemli özelliği her iki ucunun da kullanılmasıdır. Dolayısıyla “çift” yani “double” kelimesinin kullanıl­ması gerekiyordu. Üretici firmadan bunun mutlaka yapılmasını talep ettim. Firma da bütün bu isteklerimi kabul etti. Bu şekilde ilk üretim 2007 yılında gerçekleşti ve hâlen daha gerçekleştirilmektedir.

 

 

12/10/2011
2736 defa okundu
İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü
34452 Beyazıt/Fatih-İstanbul
Tel: 0 (212) 440 00 00