This page was exported from İstanbul Üniversitesi [ http://iutest.istanbul.edu.tr ]
Export date: Tue Sep 26 1:54:53 2017 / +0000 GMT

Üniversiteye Bahar Geldi



(Yazan: Yrd. Doç. Dr. Özgü Yolcu, “Üniversiteye Bahar Geldi, İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür ve Sanat Dergisi, Sayı:6, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Yıl:2011, ss:12-19)

 

Yazının yer aldığı dergiyi okumak için tıklayın:

http://iudergi.istanbul.edu.tr/s6/index.html

 

Türkiye’nin ilk kopya koyunu Oyalı, anne oldu. İÜ Veteriner Fakültesi’nde gerçekleştirilen başarılı bir sezaryen operasyonuyla dünyaya gelen dişi kuzuya “Bahar” adı verildi.

 

Türkiye’nin ilk kopya koyunu Oyalı, sağlıklı bir yavru dünyaya getirdi. Klonlanan hayvanların üreyebilmesi, ilaç yapımı ve organ nakli gibi geniş bir alanda kullanılması planlanan klonla­ma çalışmalarının geleceği açısından büyük önem taşıyor.

 

Bahar’ın doğumuyla Türkiye’de yine bir ilke imza atan İstanbul Üniversitesi, klon çalışmalarını 2005 yılından bu yana başarıyla sürdürüyor. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Birler yönetimindeki uzman ekibin çalışma­ları sonunda, Türkiye’nin ilk kopya koyunu Oyalı, 21 Kasım 2007 tarihinde dünyaya gelmişti. Proje, TÜBİTAK ve Devlet Plan­lama Teşkilatı tarafından desteklenmişti. Hayvancılık ve insan sağlığını ilgilendiren birçok konuda çığır açabilecek bu çalışma, bilim tarihine, Türkiye’nin ilk klon projesi olarak geçti. Oyalı’nın doğumu ile ilgili pro­jeyi yöneten Prof. Dr. Sema Birler, çalışma­lar hakkındaki

sorularımızı yanıtladı.

 

Türkiye’nin ilk kopya koyunu olan Oyalı’nın doğum yapmasının bilimsel açıdan önemi nedir?

Klonlama teknolojisi, hayvanlara gen transferi yapılarak ilaç / ilaç benzeri prote­inlerin üretilmesinden, insanlara nakledile­cek hayvan kökenli organların elde edilme­sine, soyu tükenme tehlikesi altındaki hay­vanların çoğaltılmasına kadar uzanan geniş bir araştırma yelpazesi için kullanılabilecek bir teknolojidir. Gerçekleştirilen tüm ça­lışmalarda, klonlanmış hayvanların üreme­si, sürecin devamlılığı açısından elzemdir. Erişkin hücre klonlaması gibi komplike teknolojilerde doğan hayvanların üreme sisteminin sağlığı, bu açıdan çok önem taşı­maktadır. Sağlıklı yavrular, bu teknolojinin kullanılabilirliğinin garantisidir. Ülkemiz­de ilk klon hayvan olarak doğan Oyalı’nın yavrularının doğumu, üreme sisteminin sağlıklı olduğunun ve diğer amaçlar için klonlanacak hayvanların da çoğalabilece­ğinin bir göstergesi olduğu için önemlidir.

 

Oyalı’nın doğum yapabilmesi için ne kadar süredir çalışıyorsunuz?

Normal şartlarda koyunlar, vücut ge­lişmeleri de dikkate alınarak 12 aylıktan sonra tohumlanabilir. Oyalı ve Zarife için biraz daha beklemeyi, vücut gelişimlerinin tamamlanmasını uygun bulduk. Daha sonra sezon içi dönemde Oyalı’yı 2 kez senkroni­ze ederek tohumladık fakat bu uygulama­lardan gebe kalmadı. İlk uygulamada suni tohumlama yanında, Ana Bilim Dalımız­daki bir koç ile aynı ortamda bırakmıştık. Sonraki uygulamalarda ise sadece suni to­humlama gerçekleştirdik. Ana Bilim Dalı­mızdaki doktora öğrencilerimiz Vet. Hek. Gül Bakırer ve Vet. Hek. Ramazan Arıcı başta olmak üzere tüm ekibimiz bu süreçle yakından ilgilenmiştir.

 

Oyalının doğumu hangi yöntemle yapıldı?

Koyunlarda gebelik ortalama 150 gün sürer. Oyalı’nın normal doğum yapmasını bekledik. Herhangi bir müdahale yapmak istemedik ama 148. gün yavru hareketle­rinde azalma ve Oyalı’da bir durgunluk fark edince acil sezaryen operasyonuna ka­rar verdik. Gerek Oyalı gerekse yavrunun hayatını riske atmak istemedik. Fakülte­miz Doğum ve Jinekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kırşan ve Araş. Gör. Dr. Özge Turna Yılmaz’ın ger­çekleştirdikleri başarılı bir sezaryen operas­yonla 30 Mart 2011 Çarşamba günü Bahar doğdu.

 

Oyalı’nın ve Bahar’ın sağlık durumu nasıl?

Her ikisinin de sağlık durumu çok iyi.

 

KLONLAMA NEDIR?

Klonlama, erişkin bir canlının genetik benzerlerinin oluşturulmasıdır. Klonlama çalışmalarını üremeye yönelik klonlama ve terapötik yani tedavi etmeye yönelik klonlama olmak üzere iki ana başlıkta toplayabiliriz. Üremeye yönelik klonlamada, (Dolly ve Oyalı’nın doğumu gibi) sonuçta bir canlının üretimi söz konusudur. Terapötik klonlamada ise embriyonik kök hücrelerin yani klonlama yöntemi ile elde edilen embriyolardan kök hücrelerin oluşturulması amaçlanmaktadır

Bahar 4 kg ağırlığında doğdu. Birinci haf­tası bittiğinde 5.8 kg’a ulaştı.

 

Oyalı’nın ve Bahar’ın birbirleriyle iletişimi nasıl?

Doğum sezaryen operasyonu ile ger­çekleştiği için bir alışma dönemi geçmesi gerekiyor. Buna rağmen Oyalı, Bahar’ı gö­remezse arıyor. Bahar da sürekli annesinin peşinde.

 

Oyalı’nın gelecekte tekrar anne olma ihtimali var mı?

Tabii ki var. Fakat sezaryen operasyonu ile doğum yaptığı için bir süre beklemek doğru olur.

 

Oyalı ile ilgili yaptığınız çalışmalar dışında gerçekleştirdiğiniz diğer çalışmalarınız hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Ana Bilim Dalımızda halen TÜBİTAK ve üniversitemizin BAP biriminin destekle­diği projeler yürütülmektedir. 2010 yılında gerçekleştirdiğimiz bir çalışma ile ülkemizde bir ilki daha gerçekleştirdik. Koyunlarda int­rasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) adı verilen yöntem kullanılarak 4 adet kuzu elde ettik. Bu yöntem, dondurulması zor olan koç spermasının liyofilizasyon yöntemi ile saklanmasını takiben gebelik elde edilmesine olanak sağlayabilecek bir yöntemdir. Ayrıca transgenik yavru elde edilmesinde, pronük­lear enjeksiyon ve klonlama teknolojilerine alternatif olarak kullanılabilecek bir yöntem­dir. ICSI yöntemiyle üretilen kuzularımız 1 yaşını doldurdu ve sağlıklı bir şekilde yaşam­larına devam ediyorlar.

 

KLONLAMANIN YARARLARI

 

Klonlama çalışmalarının hangi alanlarda yararlı olması beklenmektedir?

Klonlama ile hem hayvancılık alanında hem de insan sağlığını ilgilendiren konularda ulaşılabilecek birçok önemli açılım var. Soyu tükenmek üzere olan hayvanların klonlama yoluyla tekrar doğaya kazandırılması mümkün. Hayvancılık alanındaki diğer bir konu, yüksek verimli elit hayvanların oluşturulması ve bunlardan maksimum düzeyde ürün elde edilmesidir.

 

Klonlama çalışmaları, insan sağlığı açısından hangi amaçlarla kullanılabilir?

Klonlanan hayvanlardan insan sağlığı için yararlı ürünler elde edilebilir. Burada amaç transgenik hayvanları üretmektir. Protein karakterindeki ilaç ve ilaç benzeri maddeleri üretecek geni taşıyan koyunun sütünden veya vücut sıvılarından farmasötik yani ilaca dönüştürülebilecek proteinler elde edilerek ilaç sanayisinde kullanılabilir.

 

Transgenik teknolojinin kullanılması düşünülen bir başka alan ise organ donörü (vericisi) olarak hayvanların kullanımı. Birçok hasta, organ yetmezliği nedeniyle çaresiz durumda. Klonlama ve transgenik teknoloji birlikte uygulanarak hayvan organlarının insanlarda kullanılabilmesi için çalışmalar gerçekleştiriliyor. Tabii ki bunlar henüz araştırma aşamasında. Eğer çalışmalar başarı ile sonuçlanırsa hayvanlar artık organ donörü olarak da kullanılabilecek.

 

 

 

 

 


Post date: 2011-10-12 00:03:15
Post date GMT: 2011-10-12 00:03:15
Post modified date: 2011-12-02 15:28:34
Post modified date GMT: 2011-12-02 13:28:34

Export of Post and Page has been powered by [ Universal Post Manager ] plugin from www.ProfProjects.com