This page was exported from İstanbul Üniversitesi [ http://iutest.istanbul.edu.tr ]
Export date: Fri Nov 24 3:46:57 2017 / +0000 GMT

Yürümeyi Yeniden Öğreniyorlar



(Yazan: Yrd. Doç. Dr. Özgü Yolcu, “Yürümeyi Yeniden Öğreniyorlar, İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür ve Sanat Dergisi, Sayı:4, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Yıl:2010, ss:22-27)

 

Yazının yer aldığı dergiyi okumak için tıklayın:

http://iudergi.istanbul.edu.tr/s4/index.html

 

Yüksekten düşme ve trafik kazaları gibi nedenlerle travma geçiren kedi ve köpekler, artık fizyoterapi desteği alabiliyor. İyileşmesi aylar süren hastalar, bu sayede 2-3 haftada eski sağlığına kavuşabiliyor.

 

Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğini taşıyan İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Ana Bilim Dalı bünyesindeki Fizyoterapi Ünitesi, 27 Mayıs 2010 tarihinden bu yana hizmet veriyor. Sorularımızı yanıtlayan Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kürşat Özer, fizyoterapinin veteriner hekimliği alanında nasıl kullanıldığını ve yaptıkları çalışmaları anlattı.

 

Fizyoterapi nedir?

Fizyoterapi; hareket yetersizliğine yol açan yaralanmalar, hastalıklar ve ağrılı durumlar sonrasında fonksiyonel durumun en üst seviyeye getirilmesi ve devamı için özel tedavi yaklaşımlarının uygulandığı tamamlayıcı bir bilim dalıdır. Veteriner hekimlik alanında ilk kez 1978 yılında Ohio State Üniversitesi’nde köpekler üzerinde kullanılmaya başlanmış ve kısa sayılabilecek bir süre içerisinde, önce Amerika, daha sonra Avrupa ülkelerinde rutin uygulamalar arasında kendisine yer edinmiştir. İlk zamanlarda masaj ve bazı pasif hareketlerle başlayan bu alan, zaman içerisinde insan hekimliğinde kullanılan bazı özel alet ve cihazların veteriner hekimliğe uyarlanması ile daha geniş bir uygulama alanına sahip olmuştur.

 

Niçin böyle bir ünite kurdunuz?

Birçok operasyondan sonra ağrının ortadan kaldırılması, dolaşımın hızlandırılması, iyileşmenin daha çabuk sağlanması hatta bazen kilo vermeye yardımcı olma, antrenman performansını arttırma gibi nedenlerle fizyoterapiye ihtiyaç duyuyorduk. Fizyoterapi, insanlarda kullanıldığı gibi, kedi ve köpeklerde de kullanılması gereken bir yöntemdi.

 

Hangi fizyoterapi metodlarını kullanıyorsunuz?

Ünitemiz, içinde barındırdığı cihazlar açısından Avrupa standartlarını yakalamış durumda. Fizyoterapi ünitemizde masaj, aktif ve pasif egzersizler, yürüme bandı ve İsveç topu egzersizleri, TENS ve Ultrasonterapi uygulamalarının yapılabilmesi için gerekli alet ve cihazların yanı sıra, ısısı ve yüksekliği ayarlanabilir su ile doldurulmuş bir havuz içerisinde hastaların ayakta durma, yürüme koşma, yüzme gibi egzersizleri yapabilecekleri ve dünyada sayılı fizyoterapi ünitesinde bulunan su altı yürüme bandı (Underwater Treadmill) da bulunmaktadır. Bu bağlamda ünitemizde masaj ve aktif-pasif egzersizler dışında Termoterapi, Hidroterapi, Transkutaneöz Elektriksel Nörostimulasyon ve Ultrasonterapi uygulamaları rutin olarak gerçekleştirilebilmektedir.

 

Bir fizyoterapi seansı ne kadar sürüyor?

Hastaya bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte bir seans 15 dakika ile 1 saat arasında sürmektedir. Tedavinin süresi ise ortalama 3-4 haftadır. Bu süreç içerisinde hastalarımızın bazıları haftanın 5 günü, bazıları ise 1-2 gün aralıklarla çağrılmaktadır.

 

Fizyoterapi ünitesine hastalar genellikle nereden geliyor?

Hastalarımız, genellikle kendi Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda operasyon geçiren kedi ve köpeklerden oluşuyor. Ayrıca dışarıdaki kliniklerden gelen çok sayıda hastamız da var. Cerrahi Ana Bilim Dalı’nın toplam 25 kişilik personeli, hafta içi her gün, mesai saatleri içerisinde hizmet veriyor. Bu çalışmalarımızın bir başlangıç olduğunu, bundan sonra daha ileri aşamalara ulaşmak için çalıştığımızı da eklemek isterim.

 

Fizyoterapi gören kedi ya da köpeklerin sahipleri nelere dikkat etmeli?

Fizyoterapi gören hastanın kilosu sürekli kontrol altında tutulmalı ve kilo fazlası olan hastalar için önerdiğimiz diyetler, hasta sahibi tarafından titizlikle uygulanmalıdır. Bunun dışında, fizyoterapi seanslarına hiç aksama olmaksızın katılmaları çok önemlidir. Hasta sahiplerinin tedavi süresince gösterecekleri ilgi, gayret ve sabır tedavinin başarısına önemli oranda katkı sağlamaktadır.

 

REHABİLİTASYON YÖNTEMLERİ

 

Aynı zamanda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı olan Veteriner Hekim Gamze Karabağlı, gerçekleştirdikleri uygulamaları anlattı:

 

à Su altı yürüme bandı

Yürüme bandı ve İsveç Topunu daha çok ayakta durabilen, durmaya gayret eden hastalarda kullanıyoruz. Ayakta duramayan, destekle bile çöken, felçli hastalarımızda havuzu kullanıyoruz. Hayvanlar havuzda suyun kaldırma kuvvetinin de etkisiyle adım atma isteği gösteriyor. Hastanın gelişimine göre havuzdan sonra yürüme bandına ya da top egzersizlerine başlıyoruz.

 

à İsveç Topu

İsveç Topu, Pilates Topuna benziyor ama ondan farklı. Belde fıtık veya arka bacakların her ikisinde birden zayıflık olduğunda hayvanlarda bir refleks kaybı oluşuyor. Bu egzersizde hayvanlar, ön bacakları topun üzerindeyken arka bacakları üzerinde yürüyor. İleri ve geriye doğru hareketler yaptırarak arka bacak kaslarının gelişmesini sağlıyoruz.

 

à Ultrasonterapi

Elektriksel simülasyon cihazını, ağrısı olan, eklem rahatsızlığı ya da sinir bozukluğu bulunan, bacağın alt kısmını hareket ettiremeyen hastalarımız için kullanıyoruz. Hastalığın türüne ve dönemine göre, kullanacağımız akımı, akımın süresini, kaç gün boyunca, günde kaç kez uygulayacağımızı belirliyoruz. Başlangıçta 14 günlük tedavi süremiz var. Fakat bu süreyi 21 güne kadar çıkartabiliyoruz. Ultrason da yine ağrıların giderilmesi ve kasların güçlendirilmesi için kullanılan bir yöntem. Bu da yine kas zafiyeti görülen, ağrısı ve eklem rahatsızlığı olan hastalarda kullanılabiliyor.

 

Tedavi süresi kısaldı

Veteriner Hekim Murat Karabağlı fizyoterapi ünitesinin faydalarını anlattı: Bazı operasyonlardan sonra hastaların eski sağlığına kavuşması uzun zaman alabiliyor. Bu zaman içinde, örneğin hayvanın bacağında bir kırık varsa ve bir süre bu bacağının üzerine basmak istemediyse, o bacakta kas erimesi meydana gelebiliyor. Buna bağlı olarak da hastanın tekrar yürümesi oldukça güç oluyor. Fizyoterapi ünitesi bu durumun bir an önce düzelmesi için kuruldu. Önceden ne yapıyorduk? Hasta sahibine “Hastanın bacağını veya kolunu açıp kapatalım, şu kadar süre yürütelim” diyorduk. Tabii bu şekilde hastanın iyileşmesi aylar sürüyordu ama şimdi 2-3 hafta gibi kısa bir sürede tekrar eski konumuna gelmesini sağlayabiliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 


Post date: 2011-10-12 00:01:18
Post date GMT: 2011-10-12 00:01:18
Post modified date: 2011-12-02 15:29:49
Post modified date GMT: 2011-12-02 13:29:49

Export of Post and Page has been powered by [ Universal Post Manager ] plugin from www.ProfProjects.com